II. Avlu (Divan Meydanı)

Saray’ın İkinci Avlusu olarak 1460’larda inşa edilen Dîvân Meydanı, devlet yönetiminin gerçekleştirildiği, devletin temsil edildiği bir tören alanıydı. Dîvân Meydanı’nda düzenlenen törenlerin en meşhuru ulûfe dağıtımıydı. Her üç ayda bir yeniçeriler bu meydanı doldurur ve maaşları olan ulûfelerini alırlardı. Bu törenlerde askerlere çorba ikram edilir; çorba içilirse maaşlar dağıtılmaya başlanırdı. Çorbaların içilmemesi bir isyan alametiydi. Bu meydan aynı zamanda elçi kabullerine de sahne olurdu. Devletin güç gösterisi olarak görülen bu kabullerde avlunun sağ tarafına yeniçeriler, sol tarafına sipahiler müthiş bir düzenle dizilir, revaklara halı ve değerli kumaşlar asılır ve avluda aslan ve kaplanlar dolaştırılırdı.Dîvân Meydanı’nın sağ tarafındaki revakların arkasında Saray Mutfakları yer alır. Sol tarafında ise Adalet Kulesi ile Dîvân-ı Hümâyun toplantılarının yapıldığı Kubbealtı ve hemen yanında silah koleksiyonunun sergilendiği Dış Hazine binası bulunur. Avlunun bu köşesinde Harem Dairesi’nin Arabalar Kapısı, revakların arkasındaki alt kotta ise Baltacılar Koğuşu ile Has Ahur Avlusu görülür. Avluda, Bâbüsselâm’ın solunda Sultan III. Ahmed döneminde yapılmış olan iki çeşme, sağında ise Sultan III. Selim dönemine ait bir namazgâh ile erken Bizans dönemine ait devasa sütun parçaları yer alır. Babüsselâm’dan Bâbüssaâde’ye giden Padişah Yolu üzerinde bulunan, Bizans devrine ait sarnıç ile Kubbealtı’na giden Vezir Yolu üzerindeki selam taşları da dikkate değerdir.