Harem

Arapça “herkesin girmesine izin verilmeyen kutsal yer” anlamına gelen harem, Müslüman ülkelerde mahrem aile yaşantısını tanımlar. “Harem” kelimesi iki farklı anlamda kullanılırdı. Birincisi “padişahın haremini” yani ailesini, ikincisi ailenin içinde yaşadığı mekânı ifade ederdi. Osmanlı yönetim anlayışına uygun olarak devşirme kapıkulu kadrosunun bir kanadını oluşturan saray hareminin amacı, hanedanı oluşturmasının yanısıra, disiplinli bir eğitimden sonra cariyeleri, Enderun mektebinde yetiştirilen ağalarla evlendirerek bir devlet aristokrasisi yaratmaktı.

Topkapı Sarayı Harem Dairesi, padişah, valide sultan, padişah kadınları, çocukları, kız ve erkek kardeşleri ile hizmetli cariyelerin ve Harem’in koruyucusu Kara Ağaların yaşam alanıydı. Hanedanın özel ve yasaklanmış yeri olan bu yapılar topluluğu, 16. yüzyıldan 19. yüzyıl başlarına kadar çeşitli dönemlerinin üslubunda örnekler içeren ve mimarlık tarihi açısından son derece önemli bir komplekstir. Her padişah döneminde yapılan eklemelerle genişleyen Harem’de günümüzde, yaklaşık 300 oda, 9 hamam, 2 cami, 1 hastane 1 çamaşırlık ve çok sayıda koğuş bulunur.

Harem kurumlaşmasında tüm hizmet gruplarının yaşadığı mekânlar bir avlu çevresinde toplanmıştır. Podima taşlı zemin, padişah dairesinin girişi olan Ocaklı Sofa’da sonuçlanarak sultanın güzergâhı vurgulanmıştır.

Harem Dairesi İnşaat Dönemleri

15. yüzyıl sonu-16. yüzyıl ortaları

İstanbul’un fethinden (1453) sonra Bayezid’deki Eski Saray Harem olarak kullanılmıştır. Ancak Altın Yol kenarındaki sultanın talebiyle geçici olarak Eski Saray’dan getirdiği kadınların kaldığı Kadınlar Sarayı (Saray-ı Duhteran) denilen dairenin Harem’in ilk inşa dönemine ait olduğu sanılır. Bu daire bugün Haseki dairesi denilen yerdir, ancak değişikliğe uğramıştır. Bu dönemde kadınlar haremde yaşamadığı için geniş bir cariye ve hadımağa kadrosuna ihtiyaç duyulmamıştır. İlk dönemin diğer bir yapı grubu Harem’in Has Oda çıkışındaki I. Selim kulesi denen kule-köşktür.

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi (1520-1566)

Haseki Hürrem Sultan’ın Topkapı Sarayı’na yerleşmesi ile Harem’deki yapılaşmanın bu dönemde başladığı tespit edilmiştir. Bu dönemde kara ağalar ve cariyeler için yan yana fakat birbiriyle ilişkisiz koğuşlar yapılmıştır. Bugünkü III. Murad Has Odası yerinde olduğu bilinen Has Oda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılmıştır. Baş haseki dairesi Hürrem Sultan adıyla anılmıştır.

III. Murad Dönemi (1574-1595)

Haremin kurumlaşması bu dönemde tamamlanmıştır. 10 yıl süren inşaat döneminde daha önce manzaraya açık taşlıklar çevresinde gelişen yapılaşma, kapalı avlular şekline dönüşür.

Topografik şartlardan ötürü payeli strüktür üzerinde yükseldiğinden dönemin klasik mimari anlayışına uygun zengin cephe yapıları ortaya çıkar. Bu zengin cephe yapıları, Harem hiyerarşisini de temsil eder. Dönemin baş mimarları Mimar Sinan ve Davud Ağa’dır. Cariye koğuşları, Valide Sultan Dairesi, Çifte Hamamlar, Hünkâr Sofası, III. Murad Has Odası ve Şehzadegân Dairesi bu dönemde yapılmıştır.

17.-18. yüzyıllar

I. Ahmed Has Odası, III. Ahmed Has Odası, III. Osman Köşkü, III. Selim Dairesi ve Valide Sultan Dairesi'nin üstüne yapılan Mihrişah Sultan Dairesi, Çifte Kasırlar, Mabeyn ve Gözdeler Dairesi 1665 yangınından sonra inşa edilmiş, dönemin modası barok ve rokoko dekorasyon yapılara uygulanmıştır. Bu dönemde yapılaşmanın çoğalmasının sebebi, hanedanın saltanat usulünde yapılan değişikliktir.